← Tüm makaleler
AİLE13 Eylül 20263 dk okuma

SESSİZ MİSAFİR

Çocuğumun Öfkesi Neden Benim İçimi Yakıyor?

SESSİZ MİSAFİR

Ebeveynlik yolculuğunda hepimizin başına gelmiştir. Bazen çocuğumuzun tek

bir bakışı, ufacık bir "hayır" deyişi veya sadece bir ağlama krizi, içimizde bir

yerlerde devasa bir fırtınanın kopmasına neden olur. O an, profesyonel bir

ebeveyn gibi davranmak yerine; elimiz ayağımız titrer, sesimiz yükselir veya

kendimizi tamamen kapatıp uzaklaşmak isteriz.

Peki, neden? Neden bazen çocuğumuzun yaşadığı basit bir zorluk, bizim

yetişkin kimliğimizi bu kadar sarsıyor?

Aile danışmanlığı seanslarımda ebeveynlerle çalışırken, o "sarsılma" anlarının

altında yatan gerçeği keşfetmeye başladığımızda genellikle şu cümleyi

duyuyorum: "Aslında tam da o yaşta, annem/babam bana tam olarak böyle

davranmıştı."

Sahnedeki Görünmez Misafirler

Biz ebeveynler, çocuklarımızın yanında her zaman sadece "yetişkin" olarak

bulunmuyoruz. Yanımızda çoğu zaman, kendi çocukluğumuzdan getirdiğimiz,

belki hiç konuşulmamış, hiç anlaşılmamış ve belki de sadece "uslu durması"

beklenmiş o küçük çocuk da geliyor.

Sistemik olarak baktığımızda, çocuğumuz bize bir duyguyla geldiğinde (öfke,

üzüntü, hayal kırıklığı), biz sadece onun duygusuna yanıt vermiyoruz; aynı

zamanda kendi geçmişimizin tozlu raflarındaki duygularımıza da yanıt

veriyoruz.

Eğer kendi çocukluğunuzda "mutsuz olmanız yasaksa", çocuğunuzun üzgün

olması sizi huzursuz eder ve hemen onu neşelendirmeye çalışırsınız.

Eğer "hata yaptığınızda ağır eleştirildiyseniz", çocuğunuzun bir hata yapması

sizi paniğe sürükler ve onu "mükemmel" olmaya zorlarsınız.

İşte buna "aktarım" diyoruz. Biz çocuğumuzun o anki halini değil, kendi

geçmişimizin yansımasını görüyoruz. O küçük çocuk, bugün kendi

çocuğumuzun bedeninde yeniden sahne alıyor.

Tetiklenmek: Bir "İyileşme Fırsatı" Mıdır?

Çoğu zaman "tetiklenmeyi" bir başarısızlık olarak görürüz. "Yine bağırdım,

yine sabredemedim, ne kötü bir ebeveynim" deriz. Oysa sistemik bakış açısıyla;

bu tetiklenme anları, kendi çocukluğumuzun yaralarını iyileştirmemiz için

bize sunulmuş birer davetiyedir.

O an içimizdeki o küçük çocuk, yıllar önce susturulan sesini bugünkü

çocuğumuz üzerinden duyurmaya çalışıyordur. "Bak, o zamanlar beni

görmemiştin, şimdi beni duyuyor musun?" diyordur.

Kendinize ve Sisteminize Şefkatle Yaklaşmak

Bu döngüyü kırmak için, ebeveynlik maskemizi biraz gevşetmemiz gerekiyor:1. Duygusal Bir "Dur" İşareti Koyun: Çocuğunuzun bir davranışı karşısında

içinizde yükselen o kontrolsüz öfke dalgasını hissettiğinizde, o an hareket

etmeyin. Durun ve kendinize şunu sorun: "Bu duygu gerçekten şu anki

ana mı ait, yoksa çocukluğumdan tanıdık bir yerlere mi değiyor?"

2. Mola Vermek "Kaçmak" Değildir: Çocuğa, "Şu an çok sinirliyim ve sana

yanlış bir şey söylemek istemiyorum. Biraz sakinleşmek için yanından

ayrılıyorum, 5 dakika sonra geleceğim" demek, sistemin tüm havasını

değiştirir. Çocuğa, duygularıyla nasıl başa çıkılacağını en çıplak haliyle

öğretirsiniz.

3. İçinizdeki Çocuğu Teselli Edin: Sakinleştiğinizde, zihninizdeki o küçük

çocukla konuşun: "Seni anlıyorum. O zamanlar kimse senin duygularına

değer vermediği için bu kadar korkmuştun. Ama ben artık yetişkinim ve

şimdi seni duyuyorum, sen güvendesin." Bu, kuşaklar arası aktarımı

durduran en güçlü şifa yöntemidir.

Yeni Bir Sistem Kuruyoruz

Aile, birbirini onaran bir şifa merkezidir. Siz kendi içinizdeki yaralı parçaları

kucakladığınızda, çocuğunuz artık sizin "tamamlanmamışlıklarınızın" bir

taşıyıcısı olmak zorunda kalmaz.

Ebeveynlik, çocuğun kusursuz bir şekilde yetiştirilmesi değil; sizin kendi

çocukluğunuzla barışıp, o eski yaraların bugünkü ilişkinize sızmasına izin

vermediğiniz bir "birlikte iyileşme" sanatıdır.

Unutmayın; çocuğunuza verebileceğiniz en büyük hediye, onun davranışlarını

değiştirmek değil, sizin kendi içinizdeki o küçük çocuğu sevgiyle büyütmenizdir.

Çünkü çocuklarınız, sizin ne söylediğinizi değil, sizin kendinize nasıl

davrandığınızı öğrenerek büyüyecekler.

Kaynaklar

Siegel, D. J., & Hartzell, M. (2003). Parenting from the Inside Out

Satir, V. (1988). The New Peoplemakin